Aralıksız batan sözcüklerinin hüzüne çevirdiği yerden yazıyorum sana. Dinleme..
Ne bundan önce söylediklerimi ne de bundan sonra söyleyeceklerimi...
Bu defa dinleme!
Attığım her adımda bir parça daha yıkılan duvarların altında kalmaktan, ayıramadığın dakikaların geceler boyunca sinirini taşımaktan yoruldu ruhum. Ben çabuk yoruldum. Hiç bir masalın kahramanı olamayacak kadar uykum var. Sesinden esirgediğin yüreğin gibisin. Varlığının bir anlamı olsun derken, sen en çok da anlamsızlığa yakıştın nedense. Oysa bu değildi sana dair başlattığım yolculuğun sonu. Böyle olmamalıydı.
Adresimi de sil adımlarından;sanırım bundan böyle burada olmayacağım.
Nefesimle çoğalacakken, nefesimi tıkadın sen..
Parmak uçlarımda kaybediyorum sıcaklığını. Yazdıkça uzaklaşıyorum sesinden, teninden ve bakışlarından
Seni unutmak istiyor kalbim çok acıyor.Susuyorum ağlamıyorum . gerçekten ağlamıyorum.
Bulutlara yükledim göz yaşlarımı onlar ağlayacak benim yerime.
Ağlayan ben değilim bulutlar.
hava kararmaya başlayınca, daha çok arıyorum sanki seni. soğuktan mı korkum, karanlıktan mı, sensizlikten mi, yalnızlıktan mı bilmiyorum gerçekten.
Sensizliğimi karanlığa yükledim bulamamayı istiyorum.
artık hissetmiyorum... unutmaya başladım;sevdiğin şeyleri,ve söylediğin ŞARKIYI...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder